Dijital pazarlama sektöründe yıllardır en sık duyduğumuz cümle şudur: "Reklamlara o kadar para harcadım ama satış yapamıyorum, reklamlar işe yaramıyor." Gelin bugün, bu sektörün en büyük tabusunu yıkalım ve çok dürüst bir konuşma yapalım. Reklamlar gerçekten işe yaramıyor mu, yoksa işletmeler kendi eksiklerini reklamın arkasına mı saklıyor?
Reklam Ajansı Bir Spor Salonudur, Antrenör Değil
Bir spor salonuna yıllık üye olduğunuzu, en pahalı ayakkabıları aldığınızı düşünün. Sadece o salona adım attığınız için kilo verebilir misiniz? Hayır. O ağırlıkları bizzat sizin kaldırmanız, yemenize içmenize sizin dikkat etmeniz gerekir. Dijital reklam da tam olarak böyledir.
Siz Asgard Dijital ile anlaştığınızda, biz size en modern spor aletlerini, en iyi koşu bantlarını (yani Google ve Instagram reklamlarını, web sitenizi) kurarız. Müşteriyi alır, sizin WhatsApp hattınıza veya telefonunuzun ucuna kadar getiririz. Reklamın görevi burada biter. Reklamın tek bir görevi vardır: Sizinle ilgilenme potansiyeli olan kişiyi sizinle temasa geçirmek.
Müşteri Kapıya Geldi, Sonra Ne Oluyor?
İşte asıl hikaye, reklam ajansının işi bitip sizin işiniz başladığında şekilleniyor. Müşteri reklamı gördü, beğendi, Instagram'dan size "Fiyat nedir?" veya "Hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyim?" diye mesaj attı. Peki sonra ne oluyor? İşletmelerin satış yapamamasının en büyük 3 nedeni şunlardır:
1. Cevap Verme Hızı (Soğuyan Müşteri Sendromu)
İnternet dünyasında insanların sabrı yoktur. Bir kişi size gece 22:00'da veya sabah 10:00'da yazdıysa, cevabı o an bekler. Eğer siz o mesaja 4 saat sonra, hatta ertesi gün cevap veriyorsanız, geçmiş olsun. O müşteri çoktan sizin rakibiniz olan ve mesaja 5 dakika içinde cevap veren diğer firmadan ürününü almıştır bile. Sizin reklam bütçenizle getirdiğiniz müşteri, rakibinize bedavaya gitmiştir.
2. Kötü İletişim ve Satış Beceriksizliği
Müşteri size "Merhabalar, bu hizmetinizle ilgili detaylı bilgi alabilir miyim?" diye soruyor. Sizden veya personelinizden sadece tek kelimelik bir cevap gidiyor: "5.000 TL." Ne bir hoş geldin, ne bir ihtiyaç analizi, ne de ürünü değerli gösterecek bir açıklama. İnternetten gelen müşteri ürüne değil, size güvendiği için para öder. Siz müşteriye bir değer sunmaz, sadece kuru bir fiyat atıp beklerseniz, o müşteri sadece en ucuzu arar ve gider. Satışı kapatmak (ikna etmek) ajansın değil, tamamen işletme sahibinin satış yeteneğine bağlıdır.
3. Piyasa Gerçeklerinden Kopuk Fiyatlama
Sattığınız ürün veya hizmet piyasada her yerde 10 lirayken, siz hiçbir ekstra değer katmadan aynı ürünü 30 liraya satmaya çalışıyorsanız, dünyanın en iyi reklamını da yapsak o ürünü satamayız. İnternet kullanıcısı akıllıdır; sizi gördükten sonra Google'da mutlaka fiyat karşılaştırması yapar. Tüketiciye neden daha pahalı olduğunuzu (kalite, garanti, hizmet) anlatamıyorsanız, reklamlar mucize yaratmaz.
Biz Ortak Bir Takımız
Asgard Dijital olarak biz, sizin markanızı devasa bir sahneye çıkarıyoruz. Milyonlarca insanın sizi izlemesini, sitenizi ziyaret etmesini ve size ulaşmasını sağlıyoruz. Biz sahneyi kurarız, ışıkları yakarız ve seyirciyi salona doldururuz. Ama o sahneye çıkıp şarkıyı güzel söylemek, yani kaliteli hizmet verip müşteriyi memnun etmek tamamen sizin ellerinizdedir. Biz harika bir ikili olduğumuzda, büyümenin önünde hiçbir engel kalamaz.